Omurga, baş ile pelvis arasında uzanan, vücuda destek sağlayan, ve omuriliği koruyan karmaşık bir iskelet sistemidir.
Omurga;
- boyun bölgesinde servikal omurga,
- sırt bölgesinde torakal omurga,
- bel bölgesinde lomber omurga,
- pelvisle birleşen sakrum,
- en alt bölümde koksiks
olmak üzere farklı bölümlerden oluşur.
Omurgada 7 servikal, 12 torakal ve 5 lomber hareketli vertebra bulunur. Sakral ve koksigeal omurlar ise erişkin dönemde büyük ölçüde birleşmiş yapılardır.
Omurganın yapısına yalnızca kemikler değil;
- intervertebral diskler,
- faset eklemleri,
- bağlar,
- kaslar,
- omurilik,
- sinir kökleri,
- damar yapıları
da katılır.
Bu nedenle omurga yalnızca vücudu taşıyan bir “kemik sütunu” değildir; aynı zamanda hareket, denge, yük aktarımı ve sinir sisteminin korunması açısından çok önemli bir yapıdır.

Omurganın Görevleri Nelerdir?
Omurganın başlıca görevleri:
- baş ve gövdeyi desteklemek,
- dik duruşu sağlamak,
- omuriliği ve sinir köklerini korumak,
- gövdenin hareketine izin vermek,
- günlük aktiviteler sırasında oluşan yükleri dağıtmak,
- vücut dengesine katkıda bulunmaktır.
Omurlar arasında bulunan intervertebral diskler, omurganın hareketine katkıda bulunur ve yüklerin omurlar arasında daha dengeli dağılmasını sağlar.
Ancak diskler yalnızca “darbeyi emen yastıklar” değildir; omurga hareket segmentinin biyomekanik bütünlüğünün önemli parçalarıdır.
Omurga Hastalıkları Hangi Gruplarda İncelenir?
Omurga hastalıkları genel olarak şu başlıklarda değerlendirilebilir:
- travmatik yaralanmalar,
- disk hastalıkları,
- dejeneratif omurga hastalıkları,
- spinal kanal darlığı,
- spondilolizis ve spondilolistezis,
- skolyoz ve kifoz gibi deformiteler,
- osteoporotik kırıklar,
- enfeksiyonlar,
- tümörler,
- inflamatuar omurga hastalıkları,
- doğumsal ve gelişimsel omurga hastalıkları.
Her omurga hastalığının cerrahi tedavi gerektirmediğini özellikle vurgulamak gerekir.
Omurga Ağrısının Her Zaman Nedeni Omurga mıdır?
Hayır.
Boyun veya bel ağrısının büyük bölümü ciddi bir omurga hastalığına bağlı değildir.
Kas zorlanmaları, uzun süre aynı pozisyonda kalma, fiziksel yüklenme ve yaşa bağlı dejeneratif değişiklikler sık nedenler arasındadır.
Ancak bazı ağrılar;
- enfeksiyon,
- kırık,
- tümör,
- ileri sinir basısı
gibi daha ciddi problemlerin belirtisi olabilir.
Bu nedenle yalnızca MR görüntüsüne değil, hastanın yakınmalarına ve klinik muayenesine göre de değerlendirme yapılmalıdır.
Omurga Kırıkları
Omurga kırıkları farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Travmatik Omurga Kırıkları
Yüksekten düşme, trafik kazası veya ciddi sportif travma gibi yüksek enerjili yaralanmalar sonucunda oluşabilir.
Kırığın;
- seviyesi,
- şekli,
- omurganın stabilitesini bozup bozmadığı,
- omurilik veya sinir köklerini etkileyip etkilemediği
tedaviyi belirler.
Bazı stabil kırıklar cerrahi uygulanmadan tedavi edilebilirken, instabil kırıklarda veya nörolojik basının bulunduğu durumlarda cerrahi gerekebilir.
Osteoporotik Omurga Kırıkları
Özellikle ileri yaşlarda ve osteoporozu olan kişilerde, çok daha düşük enerjili travmalarla vertebra kompresyon kırıkları gelişebilir.
Hatta ileri osteoporozda belirgin bir travma olmadan da kırık oluşabilir.
Tedavi;
- ağrı kontrolü,
- osteoporoz tedavisi,
- uygun rehabilitasyon,
- seçilmiş hastalarda girişimsel veya cerrahi yöntemler
şeklinde planlanabilir.
Her osteoporotik vertebra kırığı ameliyat gerektirmez.
Bel ve Boyun Fıtığı
Disk hernisi, intervertebral diskin dış kısmındaki yapının zayıflaması veya yırtılması sonucunda disk materyalinin omurilik kanalına doğru taşmasıdır.
Bel bölgesinde meydana geldiğinde sinir köküne bası yaparak;
- bel ağrısı,
- kalçaya ve bacağa yayılan ağrı,
- uyuşma,
- karıncalanma,
- kas güçsüzlüğü
oluşturabilir.
Bu tablo halk arasında sıklıkla bel fıtığı ya da siyatik ağrısı olarak adlandırılır.
Boyun bölgesinde disk hernisi ise;
- boyun ağrısı,
- omuz ve kola yayılan ağrı,
- el veya parmaklarda uyuşma,
- güç kaybı
oluşturabilir.
Her Bel veya Boyun Fıtığı Ameliyat Edilir mi?
Hayır.
Disk hernilerinin önemli bir bölümü;
- aktivite düzenlenmesi,
- uygun ağrı kontrolü,
- egzersiz,
- fizik tedavi,
- gerektiğinde seçilmiş enjeksiyon yöntemleri
ile tedavi edilebilir.
Cerrahi daha çok;
- ilerleyici kas güçsüzlüğü,
- belirgin nörolojik kayıp,
- ciddi sinir basısı,
- uygun konservatif tedaviye rağmen devam eden ve yaşam kalitesini ciddi biçimde bozan ağrı
gibi durumlarda değerlendirilir.
Ani idrar veya dışkı kontrol kaybı, genital/perineal bölgede uyuşma veya hızla ilerleyen iki taraflı nörolojik bulgular kauda equina sendromu açısından acil değerlendirme gerektirir.
Dejeneratif Omurga Hastalığı
Yaşla birlikte omurgada çeşitli dejeneratif değişiklikler meydana gelebilir.
Bunlar arasında:
- disklerde su kaybı ve yükseklik azalması,
- faset eklemlerinde osteoartrit,
- kemik çıkıntıları,
- bağlarda kalınlaşma,
- spinal kanal veya sinir çıkış deliklerinde daralma
yer alabilir.
“Omurga kireçlenmesi” günlük dilde kullanılan genel bir terimdir; aslında birçok farklı dejeneratif problemi kapsar.

Spinal Stenoz – Omurga Kanal Darlığı
Spinal stenoz, omurilik veya sinir köklerinin bulunduğu kanalın daralmasıdır.
Özellikle lomber bölgede;
- yürüme ile artan bacak ağrısı,
- uyuşma,
- ağırlık hissi,
- yürüme mesafesinde azalma,
- öne eğilince rahatlama
gibi yakınmalar görülebilir.
Disk yüksekliğinin azalması, faset artrozu, osteofitler ve bağ kalınlaşması gibi sorunların spinal kanalı daraltabileceği belirtilmektedir.
Tedavi şikâyetin derecesine göre konservatif veya cerrahi olabilir.
İleri sinir basısı ve ciddi fonksiyon kaybında dekompresyon cerrahisi gerekebilir.
Spondilolizis
Spondilolizis, vertebranın arka bölümünde bulunan pars interartikülariste gelişen stres kırığı veya defekttir.
Özellikle;
- jimnastik,
- futbol,
- halter,
- tekrarlayan bel ekstansiyonu gerektiren sporlar
yapan çocuk ve ergenlerde görülebilir.
Ağrı genellikle belin arkaya doğru zorlanmasıyla artabilir.
Tedavi çoğunlukla;
- aktivite düzenlenmesi,
- geçici sportif kısıtlama,
- rehabilitasyon
ile yapılır.
Spondilolistezis
Spondilolistezis, bir vertebranın komşu vertebraya göre öne doğru kaymasıdır.
Spondilolizisle ilişkili olabileceği gibi, erişkinlerde dejeneratif nedenlerle de gelişebilir.
Hafif kaymalarda hasta hiçbir belirti göstermeyebilir.
İleri vakalarda;
- bel ağrısı,
- bacak ağrısı,
- sinir basısı,
- yürüme güçlüğü
görülebilir.
Tedavi kaymanın derecesine, ilerleyip ilerlemediğine, nörolojik bulgulara ve hastanın şikâyetlerine göre belirlenir.
Skolyoz
Skolyoz,omurganın yalnızca yana doğru eğriliği değildir.
Günümüzde skolyoz üç boyutlu bir omurga deformitesi olarak kabul edilir.
Omurgada;
- yana doğru eğrilik,
- omurların rotasyonu,
- gövde ve göğüs kafesinde asimetri
birlikte bulunabilir.
Skolyoz;
- doğumsal,
- nöromüsküler,
- sendromik,
- erişkin dejeneratif
nedenlerle ortaya çıkabilir.
Çocuk ve ergenlerde en sık görülen tip adölesan idiyopatik skolyozdur.
Skolyoz Her Zaman Cerrahi Tedavi Gerektirir mi?
Hayır.
Tedavi;
- eğriliğin derecesi,
- çocuğun yaşı,
- kalan büyüme potansiyeli,
- eğriliğin ilerleyip ilerlemediği
gibi faktörlere göre belirlenir.
Seçenekler:
- takip,
- egzersiz,
- uygun hastalarda korse,
- ileri ve ilerleyici eğriliklerde cerrahi
olabilir.
Kifoz
Torakal omurganın belirli bir miktarda arkaya doğru eğriliği normal fizyolojik kifozdur.
Dolayısıyla “kifoz” tek başına bir hastalık anlamına gelmez.
Problem, kifozun normal sınırların üzerine çıkması veya yapısal bir deformiteye dönüşmesidir.
Aşırı kifoz;
- postüral,
- Scheuermann hastalığı,
- doğumsal nedenler,
- osteoporotik kırıklar,
- enfeksiyon veya tümörler
sonucunda gelişebilir.
Tedavi nedene ve deformitenin şiddetine göre planlanır.

Servikal Miyelopati
Boyun bölgesinde omuriliğin basıya uğraması servikal miyelopati adı verilen önemli bir nörolojik tabloya neden olabilir.
Hastalar;
- ellerde beceri kaybı,
- düğme ilikleme veya yazı yazmada zorlanma,
- eşya düşürme,
- yürüme dengesizliği,
- bacaklarda sertlik veya güçsüzlük
yaşayabilir.
Bu tablo yalnızca boyun ağrısı olarak değerlendirilmemelidir.
İlerleyici omurilik basısında cerrahi tedavi gündeme gelebilir.
Omurga Enfeksiyonları
Omurga enfeksiyonları;
- vertebra kemiğini,
- intervertebral diski,
- epidural alanı
etkileyebilir.
Enfeksiyonun tipine göre spondilodiskit, vertebral osteomiyelit veya epidural apse gelişebilir.
Etkenler arasında bakteriler yanında;
- tüberküloz,
- bruselloz
gibi enfeksiyonlar da bulunabilir.
Hastalar;
- sürekli sırt veya bel ağrısı,
- ateş,
- gece ağrısı,
- genel durum bozukluğu
ile başvurabilir.
Tedavide uygun antibiyotik veya antimikrobiyal tedavi esastır.
Cerrahi;
- apse,
- nörolojik bası,
- instabilite,
- ciddi deformite,
- medikal tedaviye yanıtsızlık
durumlarında gerekebilir.
Omurga Tümörleri
Omurgada hem iyi huylu hem kötü huylu tümörler görülebilir.
Tümörler;
- doğrudan omurga dokusundan kaynaklanabilir,
- veya başka bir organdaki kanserin omurgaya yayılması sonucu oluşabilir.
Metastatik omurga tümörleri primer omurga tümörlerinden daha sık görülür.
Özellikle;
- meme,
- prostat,
- akciğer,
- böbrek
gibi kanserler omurgaya metastaz yapabilir.
Tedavi;
- tümörün tipi,
- omurgadaki yayılımı,
- nörolojik bası,
- mekanik instabilite,
- hastanın genel durumu
dikkate alınarak planlanır.
Cerrahi yanında radyoterapi, medikal onkoloji tedavileri ve diğer yöntemler birlikte kullanılabilir.
Omurga Cerrahisinde Hangi Ameliyatlar Yapılır?
Omurga cerrahisinde yapılabilecek işlemler hastalığa göre değişir.
Başlıca yöntemler:
- diskektomi,
- mikrodiskektomi,
- laminektomi,
- laminotomi,
- sinir kökü dekompresyonu,
- spinal füzyon,
- pedikül vida sistemleriyle enstrümantasyon,
- deformite düzeltme cerrahileri,
- tümör cerrahileri,
- enfeksiyon debridmanı,
- seçilmiş hastalarda disk protezi
olarak sıralanabilir.
Her hasta için aynı cerrahi yöntem uygun değildir.
Dekompresyon Cerrahisi Nedir?
Sinir kökü veya omurilik üzerindeki basının cerrahi olarak ortadan kaldırılmasına dekompresyon adı verilir.
Disk hernisi, spinal stenoz veya bazı tümörlerde uygulanabilir.
Amaç;
- sinir dokusunu rahatlatmak,
- ağrıyı azaltmak,
- nörolojik fonksiyonu korumak veya iyileştirmektir.
Füzyon Cerrahisi Nedir?
Spinal füzyon, iki veya daha fazla vertebranın kemiksel olarak birbirine kaynamasının sağlandığı ameliyattır.
Genellikle;
- instabilite,
- ileri spondilolistezis,
- bazı deformiteler,
- travmatik yaralanmalar,
- belirli dejeneratif problemler
için uygulanabilir.
Füzyon gereken her hastada mutlaka aynı teknik veya implant kullanılmaz.
Omurga Cerrahisinde Minimal İnvaziv Teknikler
Bazı omurga ameliyatları daha küçük kesiler ve özel cerrahi sistemlerle gerçekleştirilebilir.
Minimal invaziv yöntemlerin potansiyel avantajları;
- daha az kas hasarı,
- daha düşük kan kaybı,
- bazı hastalarda daha hızlı erken dönem iyileşme
olabilir.
Ancak her omurga hastalığı minimal invaziv cerrahi için uygun değildir.
Tekniğin seçimi hastalığın tipine ve hastanın özelliklerine göre yapılmalıdır.
Omurga Cerrahisi Ne Zaman Gerekir?
Cerrahi karar yalnızca MR görüntüsüne göre verilmez.
Cerrahi;
- ilerleyici nörolojik kayıp,
- omurilik basısı,
- ciddi sinir kökü basısı,
- omurga instabilitesi,
- ilerleyen deformite,
- uygun konservatif tedaviye rağmen ciddi fonksiyon kaybı,
- bazı kırık, enfeksiyon veya tümörler
durumunda gündeme gelebilir.
Amaç yalnızca radyolojik görüntüyü düzeltmek değil, hastanın fonksiyonunu ve yaşam kalitesini iyileştirmektir.
Hangi Belirtiler Acil Değerlendirme Gerektirir?
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir:
- yeni başlayan veya hızla ilerleyen kol ya da bacak güçsüzlüğü,
- idrar veya dışkı kontrolünde yeni bozulma,
- genital veya perineal bölgede uyuşma,
- ciddi travma sonrası boyun veya bel ağrısı,
- ateşle birlikte şiddetli omurga ağrısı,
- bilinen kanser hastasında yeni başlayan şiddetli sırt veya bel ağrısı,
- açıklanamayan gece ağrısı,
- yürüme dengesinde hızla bozulma.
Omurga Tedavisinde Temel Yaklaşım
Omurga hastalıklarında amaç yalnızca MR'da görülen yapısal değişikliği tedavi etmek değildir.
Doğru yaklaşım;
hastanın şikâyetleri + nörolojik muayene + fonksiyonel durum + görüntüleme bulguları
birlikte değerlendirilerek oluşturulmalıdır.
Cerrahi, ancak hastaya anlamlı bir klinik yarar sağlaması bekleniyorsa düşünülmelidir.
Temel hedef:
sinir dokusunu korumak, ağrıyı azaltmak, omurga dengesini ve stabilitesini sağlamak ve hastanın günlük yaşam fonksiyonlarını mümkün olduğunca geri kazandırmaktır !!!




