Prof. Dr. Melih GüvenProf. Dr. Melih GüvenOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Randevu Al ↗
ÇALIŞMALARIM

Eklem Protez Cerrahisi (Artroplasti)

Artroplasti ya da eklem protez cerrahisi, yıpranmış eklem kıkırdağının cerrahi girişimle çıkartılıp yerine yapay bir eklem yüzeyi yerleştirilmesi işlemidir.

9 dk okumaHasta bilgilendirmesiGüncellendi 03.09.2026

Protez, genel anlamıyla vücutta eksik olan veya işlevini yeterince yerine getiremeyen bir yapının görevini taklit etmek amacıyla kullanılan yapay bir araçtır. Artroplasti, diğer adıyla eklem protez cerrahisi, ileri derecede hasarlanmış bir eklemin ağrısını azaltmak ve fonksiyonunu yeniden kazandırmak amacıyla eklem yüzeylerinin yapay implantlarla değiştirilmesidir.

Eklem protezleri, kol veya bacak kayıplarından (amputasyonlardan) sonra dışarıdan kullanılan protezlerle karıştırılmamalıdır. Eklem protezlerinde kullanılan implantlar vücudun içine yerleştirilir ve hasarlanmış eklem yüzeylerinin görevini üstlenir.

Artroplasti ameliyatında ileri derecede bozulmuş eklem yüzeyleri kontrollü şekilde hazırlanır ve hasarlı kıkırdak ile gerektiği kadar kemik dokusu çıkarılır. Daha sonra eklemin yapısına uygun metal, seramik veya özel plastik malzemelerden üretilmiş protez parçaları yerleştirilir. Bu implantlar kemiğe kemik çimentosu kullanılarak veya çimentosuz yöntemlerle sabitlenebilir.

Amaç; ağrıyı azaltan, hareket kabiliyetini artıran ve kişinin günlük yaşamına daha rahat devam etmesini sağlayan yeni ve fonksiyonel bir eklem yüzeyi oluşturmaktır.

Eklem protez cerrahisi günümüzde ortopedi ve travmatolojinin en sık ve en başarılı uygulanan cerrahi yöntemlerinden biridir.

Eklem Protez Cerrahisi Hangi Eklemlere Uygulanabilir?

Günümüzde birçok eklemin protezle değiştirilmesi mümkündür. En sık protez uygulanan eklemler kalça ve diz eklemleridir.

kalca_artroplastisi.jpg
Gelişimsel kalça displazisine bağlı ileri kalça kireçlenmesi bulunan bir hastada aynı seansta uygulanan protez cerrahisinin ameliyat öncesi ve sonrası radyografileri
diz_protezi__1.webp
İleri diz kireçlenmesi bulunan bir hastada ameliyat öncesi ve sonrası radyografiler

Bunların yanı sıra uygun hastalarda;

  • omuz,
  • dirsek,
  • ayak bileği,
  • el bileği
  • ve bazı parmak eklemlerine

de protez uygulanabilir. Omurgada ise hasarlanmış bazı disklerin yerine yapay disklerin yerleştirildiği farklı cerrahi uygulamalar bulunmaktadır.

omuz_protezi_reverse_shoulder.webp
Omuz kireçlenmesi olan bir olgunun ameliyat öncesi ve sonrası radyografileri

Eklem Protez Cerrahisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Eklem protez cerrahisinin en sık uygulanma nedeni osteoartrit, halk arasındaki adıyla eklem kireçlenmesidir.

Osteoartritte eklem yüzeyini kaplayan kıkırdak zamanla aşınır. Hastalık ilerledikçe eklem yüzeylerinde bozulma, kemikte şekil değişiklikleri ve hareket kısıtlılığı gelişebilir.

Hastalar genellikle;

  • eklem ağrısı,
  • hareket kısıtlılığı,
  • yürüme güçlüğü,
  • merdiven inip çıkmada zorlanma,
  • günlük aktivitelerde kısıtlanma
  • ve ileri evrelerde eklemde şekil bozukluğu

gibi yakınmalarla başvururlar.

Osteoartrit dışında da bazı hastalıklar eklem yüzeylerinin ciddi şekilde bozulmasına neden olabilir.

Bunlar arasında;

  • eklem yüzeyini etkileyen kırıklar,
  • geçirilmiş travmalar,
  • romatoid artrit ve benzeri iltihabi eklem hastalıkları,
  • doğumsal veya gelişimsel eklem bozuklukları,
  • eklem dizilimini bozan deformiteler,
  • osteonekroz olarak adlandırılan kemik dokusunun kanlanma bozuklukları
  • ve diğer tedavilere rağmen ciddi ağrı ve fonksiyon kaybına yol açan eklem hastalıkları

sayılabilir.

Protez Cerrahisine İhtiyaç Duyulan Hastalarda Hangi Şikâyetler Görülür?

Eklem protezi kararı yalnızca röntgen veya MR görüntülerine bakılarak verilmez. Hastanın şikâyetleri, günlük yaşamındaki kısıtlılıkları ve beklentileri de karar sürecinde büyük önem taşır.

En sık görülen yakınma ağrıdır.

Hastalığın başlangıç döneminde ağrı genellikle uzun yürüyüş, merdiven çıkma veya zorlayıcı fiziksel aktiviteler sırasında ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe daha kısa mesafelerde yürümek bile ağrılı hale gelebilir.

İleri dönemlerde;

  • istirahat sırasında ağrı,
  • gece ağrısı,
  • eklem hareketlerinde belirgin azalma,
  • yürüme mesafesinde kısalma,
  • merdiven kullanma güçlüğü,
  • oturup kalkmada zorlanma
  • ve eklemde şekil bozukluğu

görülebilir.

Burada önemli olan yalnızca radyolojik görüntüler değil, hastalığın kişinin yaşam kalitesini ne ölçüde etkilediğidir.

Eklem Kireçlenmesinde Protez Ameliyatından Önce Hangi Tedaviler Uygulanabilir?

Eklem kireçlenmesi bulunan her hastanın protez ameliyatı olması gerekmez.

Öncelikle ağrının nedeni ve eklem hasarının derecesi değerlendirilir. Özellikle hastalığın erken ve orta evrelerinde ameliyat dışı tedavilerden yararlanılır.

Bu tedaviler arasında;

  • günlük aktivitelerin düzenlenmesi,
  • uygun egzersiz programları,
  • fizik tedavi,
  • kas gücünün artırılması,
  • fazla kilosu olan hastalarda kilo verilmesi,
  • gerektiğinde ağrı kesici ve antienflamatuar ilaçlar

yer alabilir.

Bazı hastalarda eklem içine yapılan kortikosteroid veya hyalüronik asit enjeksiyonlarından yararlanılabilir. PRP (trombositten zengin plazma) gibi biyolojik tedaviler de seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir.

Bu tedavilerin etkileri hastadan hastaya ve hastalığın evresine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle hangi tedavinin uygun olduğuna hastanın özellikleri dikkate alınarak karar verilmelidir.

Bazı hastalar glukozamin, kondroitin ve benzeri besin desteklerinden de yararlanmaktadır. Ancak bu ürünlerin etkileri kişiden kişiye değişebilir ve kullanılmadan önce hekime danışılması uygun olur.

Eklem hasarı ilerledikçe ameliyat dışı yöntemlerin etkisi azalabilir.

Bu aşamada hastanın yaşı, aktivite düzeyi, eklemdeki hasarın yeri ve derecesine göre;

  • artroskopik girişimler,
  • kemik düzeltici osteotomiler
  • veya eklem protez cerrahisi

gibi farklı cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.

Protez cerrahisi genellikle eklemde ileri derecede hasar oluştuğunda, ağrı ve fonksiyon kaybı kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde etkilediğinde ve uygun ameliyat dışı tedavilerden yeterli yarar sağlanamadığında gündeme gelir.

Eklem Protezi İçin Uygun Bir Yaş Var mıdır?

Eklem protez cerrahisi için kesin bir alt veya üst yaş sınırı yoktur.

Genç hastalarda mümkün olduğunca kendi eklemini koruyan tedavi yöntemlerinin tercih edilmesi önemlidir. Bunun temel nedeni, protezlerin uzun yıllar dayanabilmesine rağmen ömür boyu sorunsuz kalacağının garanti edilememesidir.

Ancak günümüzde protez tasarımları, implant malzemeleri ve cerrahi tekniklerdeki gelişmeler sayesinde gerektiğinde daha genç hastalara da protez uygulanabilmektedir.

Benzer şekilde ileri yaş da tek başına ameliyata engel değildir.

Karar verirken hastanın;

  • genel sağlık durumu,
  • ek hastalıkları,
  • günlük yaşamındaki fonksiyon kaybı,
  • ağrı düzeyi,
  • aktivite beklentisi
  • ve ameliyattan elde edilecek olası yarar

birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle protez ameliyatına karar verirken kronolojik yaştan çok hastanın genel sağlık durumu ve yaşam kalitesi önemlidir.

Protez Ameliyatı Öncesinde Hasta Nasıl Değerlendirilir?

Protez cerrahisi planlanan hastalarda yalnızca eklem değil, hastanın genel sağlık durumu da ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Özellikle;

  • şeker hastalığı,
  • yüksek tansiyon,
  • kalp ve damar hastalıkları,
  • akciğer hastalıkları,
  • böbrek hastalıkları
  • ve diğer kronik hastalıklar

ameliyat öncesinde dikkate alınmalıdır.

Aşırı kilo da bazı hastalarda enfeksiyon, yara iyileşmesi, pıhtı oluşumu ve diğer komplikasyonların riskini artırabilir.

Bu nedenle ameliyat öncesi değerlendirmede hastanın mevcut sağlık sorunlarının mümkün olduğunca kontrol altına alınması hedeflenir.

Ameliyat Öncesi Süreç Nasıl İlerler?

Ameliyat kararı verildikten sonra hasta anestezi ekibi tarafından değerlendirilir.

Hastanın kullandığı bütün ilaçların hekime bildirilmesi önemlidir. Özellikle kan sulandırıcı ilaçlar, tansiyon ilaçları, şeker ilaçları ve tiroid ilaçları gibi düzenli kullanılan ilaçların ameliyat öncesinde nasıl düzenleneceğine ilgili hekimler karar vermelidir.

Gerekli görülen hastalarda;

  • kan tetkikleri,
  • elektrokardiyografi (EKG),
  • akciğer değerlendirmesi
  • ve diğer incelemeler

yapılabilir.

Hastanın mevcut hastalıklarına göre kardiyoloji, göğüs hastalıkları, iç hastalıkları veya diğer uzmanlık alanlarından ek değerlendirme istenebilir.

Protez Ameliyatında Hangi Anestezi Yöntemleri Kullanılır?

Artroplasti ameliyatları hastanın durumuna ve uygulanacak cerrahiye göre genel anestezi, spinal anestezi veya uygun hastalarda diğer bölgesel anestezi yöntemleriyle gerçekleştirilebilir.

Anestezi yöntemi; hastanın genel sağlık durumu, cerrahi girişimin özellikleri ve anestezi uzmanının değerlendirmesi sonucunda belirlenir.

Ameliyat sonrası ağrının azaltılması için günümüzde farklı ağrı kontrol yöntemleri kullanılmaktadır. Bunların arasında ilaç tedavileri ve sinir blokları gibi bölgesel uygulamalar bulunabilir.

Ameliyattan Sonra Hasta Ne Zaman Yürütülür?

Günümüzde protez cerrahisi sonrasında hastaların mümkün olduğunca erken hareket ettirilmesi hedeflenmektedir.

Hastanın genel durumu uygunsa çoğu durumda ameliyattan sonraki ilk günlerde yürüteç veya koltuk değneği desteğiyle ayağa kalkmasına izin verilir.

Ameliyatlı bacağa ne kadar yük verileceği;

  • uygulanan protezin türüne,
  • cerrahi tekniğe,
  • kemik yapısına
  • ve cerrahın değerlendirmesine

göre değişebilir.

Kalça ve diz protezlerinin büyük bölümünde erken yük verme mümkün olmakla birlikte her hasta için aynı rehabilitasyon programı uygulanmaz.

Hastalara ayrıca eklem hareketlerini artırmaya ve çevre kasları güçlendirmeye yönelik egzersizler öğretilir.

Gerekli durumlarda fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarından destek alınabilir.

Pıhtı Oluşumunu Önlemek İçin Neler Yapılır?

Özellikle kalça ve diz protezi ameliyatlarından sonra toplardamarlarda pıhtı oluşumu, yani derin ven trombozu (DVT), önemli komplikasyonlardan biridir.

Bu riski azaltmak amacıyla hastanın özelliklerine göre;

  • kan sulandırıcı ilaçlar,
  • erken ayağa kalkma ve yürüme,
  • bacak egzersizleri
  • ve bazı hastalarda mekanik koruyucu yöntemler

kullanılabilir.

Koruyucu tedavinin süresi hastaya ve yapılan ameliyata göre belirlenir.

Hastaneden Ne Zaman Taburcu Olunur?

Hastanede kalış süresi hastanın genel sağlık durumuna, yapılan ameliyata ve erken dönem hareket kabiliyetine göre değişir.

Hasta;

  • ağrısı yeterince kontrol altına alındığında,
  • güvenli şekilde ayağa kalkıp yürüyebildiğinde,
  • gerekli günlük aktivitelerini yapabildiğinde
  • ve tıbbi açıdan taburculuğa uygun olduğunda

evine gönderilebilir.

Günümüzde birçok hastada erken taburculuk mümkün olmakla birlikte bazı hastaların daha uzun süre hastanede takip edilmesi gerekebilir.

Taburculuk Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Hasta evde kendisine öğretilen egzersizleri yapmaya ve önerilen yürüme desteğini kullanmaya devam etmelidir.

Yara bakımı konusunda cerrahın önerileri uygulanmalıdır. Pansumanın ne zaman çıkarılacağı, yaranın ne zaman suyla temas edebileceği ve dikişlerin ne zaman alınacağı kullanılan dikiş ve pansuman yöntemine göre değişebilir.

Kalça protezi uygulanmış hastalarda ameliyatın türüne ve kullanılan cerrahi yaklaşıma göre belirli hareketlerin bir süre sınırlandırılması gerekebilir. Bu nedenle bütün hastalar için aynı hareket kısıtlamaları geçerli değildir.

Kontrollerin zamanlaması da hastaya göre değişebilir. Genellikle erken dönem kontrollerinin ardından 6. hafta, 3. ay, 6. ay ve 1. yıl civarında değerlendirmeler yapılabilir. Daha sonraki yıllarda da belirli aralıklarla klinik ve radyolojik kontroller önerilebilir.

Hangi Durumlarda Hekime Hemen Başvurulmalıdır?

Ameliyat sonrasında aşağıdaki durumlardan biri ortaya çıkarsa sağlık ekibiyle gecikmeden iletişime geçilmelidir:

  • giderek artan veya beklenmedik derecede şiddetli ağrı,
  • yüksek ateş,
  • yara yerinde kızarıklık veya belirgin şişlik,
  • yara yerinden akıntı,
  • kötü koku,
  • bacakta ani şişlik veya ağrı,
  • nefes darlığı,
  • göğüs ağrısı,
  • ameliyatlı ekleme yük verememe
  • veya eklem hareketlerinde ani ve belirgin değişiklik.

Özellikle ani nefes darlığı ve göğüs ağrısı acil değerlendirme gerektirebilir.

Protez Varken MR Çektirilebilir mi?

Günümüzde kullanılan eklem protezlerinin büyük bölümü modern tıbbi görüntüleme yöntemleri dikkate alınarak üretilmektedir.

Bununla birlikte MR incelemesi yapılmadan önce hastanın vücudunda bir eklem protezi bulunduğunu radyoloji ekibine mutlaka bildirmesi gerekir.

Kullanılan protezin marka ve modelini gösteren implant kartının veya ameliyat bilgilerinin saklanması bu açıdan yararlı olabilir.

Protezler ayrıca havaalanları ve benzeri yerlerdeki metal dedektörlerinin uyarı vermesine neden olabilir. Gerektiğinde hastanın protez ameliyatı geçirdiğini belirtmesi yeterlidir.

Eklem Protez Cerrahisinin Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi eklem protez ameliyatlarının da bazı riskleri vardır.

Bunların başlıcaları;

  • enfeksiyon,
  • toplardamarlarda pıhtı oluşumu,
  • kanama,
  • yara iyileşme sorunları,
  • eklem sertliği,
  • protezin yerinden çıkması,
  • protez parçalarında zaman içinde aşınma veya gevşeme
  • ve nadiren ağrının beklenen düzeyde azalmaması
  • olarak sıralanabilir.

Enfeksiyon

Protez çevresinde gelişen enfeksiyon ciddi fakat görece seyrek görülen bir komplikasyondur.

Riski azaltmak amacıyla ameliyat öncesinde hastada aktif bir enfeksiyon bulunmadığından emin olunması, uygun ameliyathane koşullarının sağlanması ve koruyucu antibiyotik kullanılması önemlidir.

Bütün önlemlere rağmen enfeksiyon riski tamamen ortadan kaldırılamaz.

Pıhtı Oluşumu

Kalça ve diz protezi ameliyatlarından sonra bacak toplardamarlarında pıhtı gelişebilir.

Bu pıhtının bir parçasının koparak akciğer damarlarına ulaşması pulmoner emboli adı verilen ciddi bir tabloya neden olabilir.

Bu riski azaltmak amacıyla hastaların mümkün olduğunca erken hareket ettirilmesi ve uygun hastalarda kan sulandırıcı tedavi kullanılması önemlidir.

Proteze Bağlı Mekanik Sorunlar

Eklem protezlerinde uzun yıllar içerisinde;

  • aşınma,
  • gevşeme,
  • eklem çıkığı
  • veya implantın çevresindeki kemikte değişiklikler

ortaya çıkabilir.

Bu sorunların bir kısmında protezin yeniden değiştirilmesini gerektiren revizyon cerrahisi gerekebilir.

Eklem Protezleri Ne Kadar Dayanır?

Günümüzde kullanılan modern eklem protezleri uzun yıllar dayanabilecek şekilde tasarlanmaktadır.

Protez ömrü;

  • hastanın yaşı,
  • vücut ağırlığı,
  • aktivite düzeyi,
  • kemik kalitesi,
  • kullanılan implant,
  • cerrahi teknik
  • ve protezin yıllar içerisindeki kullanımına

bağlıdır.

Birçok modern protez 15–20 yılın çok üzerinde sorunsuz şekilde kullanılabilmektedir. Ancak hiçbir protez için ömür boyu sorunsuz kalacağı garantisi verilemez.

Başarılı bir eklem protez cerrahisi, uygun seçilmiş hastalarda ağrının belirgin şekilde azalmasını, hareket kabiliyetinin artmasını ve günlük yaşam kalitesinin önemli ölçüde iyileşmesini sağlayabilir.

Ameliyattan önce hastanın işlemin yararları, sınırları, olası riskleri ve ameliyat sonrası süreç hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirilmesi önemlidir.

Eklem protez cerrahisinde başarılı bir sonuç için üç unsur özellikle önemlidir:

Doğru hasta seçimi, doğru cerrahi planlama ve doğru cerrahi uygulama !!!

WhatsAppHızlı iletişim
AraRandevu Al