Prof. Dr. Melih GüvenProf. Dr. Melih GüvenOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Randevu Al ↗
ÇALIŞMALARIM

Spor Yaralanmaları ve Cerrahisi

Spor yaralanmaları her yaş grubunda ve aktivite düzeyinde görülebilir. Bu yaralanmalarda konservatif ve cerrahi tedaviler gündeme gelebilmektedir.

8 dk okumaHasta bilgilendirmesiGüncellendi 03.09.2026

Spor yapmak fiziksel kondisyonu artırır, kas-iskelet sistemini güçlendirir, kalp ve dolaşım sisteminin kapasitesini geliştirir ve sağlıklı bir yaşamın önemli bir parçasıdır. Bununla birlikte, sportif aktiviteler sırasında kas, tendon, bağ, eklem, kemik ve diğer dokularda farklı düzeylerde yaralanmalar meydana gelebilir.

Spor yaralanmaları, yalnızca profesyonel sporcularda değil, amatör olarak spor yapanlarda, düzenli egzersiz yapan kişilerde ve zaman zaman sportif aktivitelere katılan bireylerde de görülebilir.

Yaralanma bazen rakiple temas, düşme veya ani bir travma sonucunda oluşurken, bazen de tekrarlayan aşırı yüklenme nedeniyle zaman içinde gelişir.

Yetersiz ısınma, uygun olmayan antrenman programları, ani antrenman yükü artışı, kas gücü ve esnekliğindeki dengesizlikler, yanlış teknik, yetersiz dinlenme ve önceki geçirilmiş yaralanmalar spor yaralanması riskini artırabilir.

Spor Yaralanmaları En Sık Hangi Bölgelerde Görülür?

Sporun türüne göre yaralanan bölgeler değişiklik göstermekle birlikte, alt ekstremite yaralanmaları oldukça sık görülür.

Sportif aktiviteler sırasında en sık etkilenen bölgeler arasında;

  • diz,
  • ayak bileği,
  • ayak,
  • kalça ve kasık bölgesi,
  • uyluk,
  • omuz,
  • dirsek,
  • el ve el bileği,
  • omurga

yer almaktadır.

Temas sporlarında ayrıca kafa ve yüz bölgesi yaralanmaları ile beyin sarsıntısı gibi durumlar da görülebilir.

Spor Yaralanmaları Nasıl Oluşur?

Spor yaralanmalarını genel olarak iki gruba ayırmak mümkündür.

Akut Yaralanmalar

Ani bir travma sonucunda ortaya çıkar.

Örneğin;

  • ayak bileğinin burkulması,
  • ön çapraz bağın kopması,
  • omuz çıkığı,
  • kas yırtığı,
  • tendon kopması,
  • menisküs yırtığı
  • veya sportif aktivite sırasında oluşan kırıklar

akut yaralanmalara örnektir.

Hasta çoğu zaman yaralanmanın meydana geldiği anı hatırlar ve ağrı aniden başlar.

Aşırı Kullanıma Bağlı Yaralanmalar

Bu yaralanmalarda tek bir büyük travma bulunmayabilir. Aynı hareketin uzun süre ve tekrarlayan şekilde yapılması sonucunda dokunun kendisini yenileme kapasitesinin üzerinde bir yüklenme oluşur.

Bunun sonucunda;

  • tendinopatiler,
  • stres kırıkları,
  • kas-tendon bileşkesindeki kronik problemler,
  • bazı kıkırdak lezyonları
  • ve aşırı kullanıma bağlı eklem ağrıları

gelişebilir.

Özellikle antrenman yoğunluğunun kısa sürede hızlı biçimde artırılması bu tür sorunların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

Sık Görülen Spor Yaralanmaları

Diz Yaralanmaları

Diz, spor sırasında en sık yaralanan eklemlerden biridir.

Menisküs Yırtıkları

Menisküsler diz içerisinde yük dağılımına, şok emilimine ve eklem stabilitesine katkıda bulunan önemli yapılardır.

Özellikle dönme, çömelme veya ani yön değiştirme hareketleri sırasında menisküs yırtıkları oluşabilir.

Yırtığın tipi, yeri, hastanın yaşı, sportif beklentileri ve eşlik eden diğer yaralanmalar tedavi seçimini belirler.

Mümkün olan durumlarda menisküsün korunması ve tamir edilmesi öncelikli yaklaşımdır.

Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları

Ön çapraz bağ (ÖÇB), dizin stabilitesini sağlayan en önemli bağlardan biridir.

Özellikle;

  • ani yön değiştirme,
  • sıçrama sonrası yere iniş,
  • dönme,
  • ani yavaşlama

gerektiren futbol, basketbol, hentbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda yaralanabilir.

Bazı hastalarda rehabilitasyon ile cerrahi dışı tedavi mümkün olabilirken, genç, aktif ve pivot hareketlerinin yoğun olduğu sporlara dönmek isteyen kişilerde ön çapraz bağ tamiri (rekonstrüksiyonu) sıklıkla uygulanan bir yöntemdir.

Arka Çapraz Bağ ve Çoklu Bağ Yaralanmaları

Arka çapraz bağ (AÇB) ve dizin diğer bağları tek başına ya da birlikte yaralanabilir.

Birden fazla bağın yaralandığı durumlarda dizde belirgin instabilite gelişebilir ve tedavi planı daha karmaşık hale gelebilir.

Kıkırdak ve Osteokondral Yaralanmalar

Eklem kıkırdağı sportif travmalar sonucunda zarar görebilir.

Özellikle genç hastalarda sınırlı bir bölgede oluşan kıkırdak veya osteokondral hasarların tedavisinde hastanın yaşına, lezyonun büyüklüğüne ve yerine göre farklı kıkırdak onarımı veya restorasyon yöntemleri uygulanabilir.

Ayak Bileği Yaralanmaları

Ayak bileği burkulmaları en sık karşılaşılan spor yaralanmaları arasındadır.

Burkulmalar sırasında çoğunlukla ayak bileğinin dış tarafındaki bağlar yaralanır.

Yaralanmalar;

  • hafif bağ gerilmelerinden,
  • kısmi ya da tam bağ yırtıklarına,
  • kıkırdak hasarlarına
  • ve eşlik eden kırıklara

kadar değişebilir.

Tekrarlayan burkulmalar sonrasında bazı hastalarda kronik ayak bileği instabilitesi gelişebilir.

Uygun rehabilitasyona rağmen instabilitenin devam ettiği hastalarda bağ tamiri veya rekonstrüksiyonu gerekebilir.

Ayak bileği spor yaralanmalarında ayrıca talus osteokondral lezyonları, tendon yaralanmaları ve sıkışma sendromları görülebilir.

Omuz Yaralanmaları

Omuz özellikle yüzme, tenis, voleybol, basketbol, hentbol ve ağırlık sporları gibi kolun başın üzerinde yoğun olarak kullanıldığı aktivitelerde yaralanmaya açıktır.

Omuz Çıkıkları ve Labrum Yaralanmaları

Travmatik omuz çıkıkları, özellikle genç sporcularda tekrarlama eğiliminde olabilir.

Çıkık sırasında omuz stabilitesine katkı sağlayan labrum ve eklem kapsülü hasarlanabilir.

Tekrarlayan çıkıklarda veya yüksek sportif beklentisi olan uygun hastalarda artroskopik veya açık stabilizasyon ameliyatları gerekebilir.

Rotator Manşet Yaralanmaları

Rotator manşet, omuz hareketlerini ve stabilitesini sağlayan kas ve tendon grubudur.

Yaralanmalar akut bir travma sonucunda veya tekrarlayan aşırı kullanıma bağlı olarak gelişebilir.

Tedavi yırtığın büyüklüğüne, hastanın yaşına, aktivite seviyesine ve fonksiyonel beklentilerine göre belirlenir.

Kalça ve Kasık Yaralanmaları

Sporcularda kalça ve kasık ağrısının birçok farklı nedeni olabilir.

Bunlar arasında;

  • kas ve tendon yaralanmaları,
  • adduktor problemleri,
  • femoroasetabular sıkışma,
  • labrum yırtıkları,
  • kalça çevresi tendinopatileri
  • ve stres kırıkları

yer alabilir.

Özellikle genç ve aktif erişkinlerde femoroasetabular sıkışma ve labrum lezyonlarının tedavisinde seçilmiş hastalarda kalça artroskopisi uygulanabilir.

Kas Yaralanmaları

Kas zorlanmaları ve yırtıkları sporcularda son derece sık görülür.

En sık;

  • arka uyluk kasları (hamstring),
  • ön uyluk kasları (quadriceps),
  • baldır kasları
  • ve kasık bölgesindeki adduktor kaslar

etkilenir.

Kas yaralanmalarının büyük bölümü, uygun rehabilitasyonla cerrahi gerektirmeden tedavi edilebilir.

Ancak tam tendon kopmaları veya belirli bölgelerde gelişen ciddi kas-tendon yaralanmaları cerrahi tedavi gerektirebilir.

Tendon Yaralanmaları

Spor sırasında tendonlarda akut kopmalar veya zaman içinde gelişen tendinopatiler görülebilir.

Sık karşılaşılan sorunlar arasında;

  • Aşil tendonu yaralanmaları,
  • patellar tendon yaralanmaları,
  • quadriceps tendonu yaralanmaları,
  • rotator manşet hastalıkları,
  • biseps tendon problemleri
  • ve dirsek çevresi tendinopatileri

yer alır.

Tedavi, yaralanmanın akut veya kronik olmasına ve tendon bütünlüğünün ne ölçüde bozulduğuna göre planlanır.

Stres Kırıkları

Stres kırıkları tekrarlayan mekanik yüklenmeler sonucunda kemikte oluşan küçük hasarların zaman içinde birikmesiyle gelişir.

Koşucular, dansçılar ve yüksek antrenman yüküne maruz kalan sporcularda daha sık görülür.

Erken tanı önemlidir; çünkü ağrıya rağmen spora devam edilmesi bazı stres yaralanmalarının daha ciddi kırıklara dönüşmesine neden olabilir.

Sporla İlişkili Beyin Sarsıntısı

Özellikle temas sporlarında kafa travması sonucunda beyin sarsıntısı (concussion) meydana gelebilir.

Baş ağrısı, baş dönmesi, denge bozukluğu, bulantı, ışığa veya sese hassasiyet, dikkat ve hafıza sorunları gibi belirtiler görülebilir.

Beyin sarsıntısı şüphesi bulunan bir sporcu aynı gün kontrolsüz şekilde oyuna döndürülmemeli ve uygun tıbbi değerlendirmeden geçirilmelidir.

Spor Yaralanmalarında Nasıl Tanı Koyulur?

Doğru tedavinin ilk şartı doğru tanı koymaktır.

Değerlendirme;

  • yaralanmanın nasıl oluştuğunun öğrenilmesi,
  • ayrıntılı fizik muayene,
  • eklem hareketlerinin değerlendirilmesi,
  • kas gücü ve stabilite testleri

ile başlar.

Gerekli durumlarda;

  • direkt radyografi,
  • ultrasonografi,
  • manyetik rezonans görüntüleme (MR),
  • bilgisayarlı tomografi (BT)

gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.

Profesyonel veya üst düzey sporcularda yalnızca hasarlı anatomik yapının belirlenmesi yeterli değildir. Sporcunun kuvveti, dengesi, koordinasyonu, çevikliği ve yaptığı spora özgü hareketleri de değerlendirilmelidir.

Her Spor Yaralanması Ameliyat Gerektirir mi?

Hayır.

Spor yaralanmalarının büyük bölümü cerrahi dışı yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.

Bu yöntemler arasında;

  • aktivitenin geçici olarak düzenlenmesi,
  • uygun ağrı ve ödem kontrolü,
  • fizik tedavi,
  • eklem hareket açıklığının yeniden kazanılması,
  • kas kuvvetlendirme,
  • denge ve propriyosepsiyon egzersizleri,
  • nöromüsküler eğitim
  • ve spora özgü fonksiyonel rehabilitasyon

yer alır.

Cerrahi kararı yalnızca MR görüntüsüne veya yaralanmanın adına göre verilmez.

Karar verirken;

  • yaralanmanın tipi ve derecesi,
  • eklemde instabilite olup olmadığı,
  • eşlik eden yaralanmalar,
  • hastanın yaşı,
  • aktivite düzeyi,
  • yaptığı sporun özellikleri,
  • profesyonel veya amatör sporcu olması,
  • gelecekteki sportif hedefleri

birlikte değerlendirilir.

Spor Yaralanmalarında Cerrahi Tedavi Ne Zaman Gerekir?

Bazı yaralanmalarda cerrahi, sporcunun fonksiyonunu ve eklem stabilitesini yeniden kazanabilmesi için en uygun tedavi olabilir.

Bunlara örnek olarak;

  • uygun hastalarda ön çapraz bağ yaralanmaları,
  • tamire uygun menisküs yırtıkları,
  • çoklu diz bağ yaralanmaları,
  • tekrarlayan omuz çıkıkları,
  • tamir gerektiren labrum yaralanmaları,
  • belirli rotator manşet yırtıkları,
  • bazı kıkırdak ve osteokondral lezyonlar,
  • kronik ayak bileği instabilitesi,
  • bazı tendon kopmaları
  • ve cerrahi gerektiren spor kırıkları

verilebilir.

Günümüzde bu yaralanmaların önemli bir bölümünde artroskopik veya diğer minimal invaziv cerrahi yöntemler kullanılmaktadır.

Ancak her spor yaralanması artroskopik olarak tedavi edilemez. Bazı yaralanmalarda açık cerrahi veya artroskopik ve açık tekniklerin birlikte kullanılması daha uygun olabilir.

Rehabilitasyon Neden Bu Kadar Önemlidir?

Başarılı bir cerrahi işlem tedavinin yalnızca bir bölümüdür.

Özellikle sporcularda ameliyat sonrası rehabilitasyon cerrahinin başarısı kadar önemlidir.

Rehabilitasyon sürecinde amaç;

  • ağrı ve şişliğin azaltılması,
  • eklem hareketlerinin yeniden kazanılması,
  • kas gücünün artırılması,
  • denge ve propriyosepsiyonun geliştirilmesi,
  • nöromüsküler kontrolün yeniden sağlanması,
  • dayanıklılığın artırılması
  • ve spora özgü hareketlerin yeniden kazanılmasıdır.

Rehabilitasyonun son aşamalarında koşma, sıçrama, yön değiştirme, hızlanma, yavaşlama ve spora özgü teknik hareketler kontrollü olarak programa eklenir.

Spora Ne Zaman Geri Dönülebilir?

Bu, spor yaralanmalarında hastaların en sık sorduğu sorulardan biridir.

Ancak spora dönüş kararı yalnızca “ameliyattan kaç ay geçti?” sorusuna göre verilmemelidir.

Modern yaklaşımda spora dönüş, zamana değil; zamanla birlikte belirli kriterlerin karşılanmasına dayanır.

Değerlendirmede;

  • ağrı ve şişlik,
  • eklem hareket açıklığı,
  • kas gücü,
  • iki taraf arasındaki kuvvet farkı,
  • denge ve nöromüsküler kontrol,
  • sıçrama ve çeviklik testleri,
  • spora özgü hareketlerin kalitesi,
  • sporcunun psikolojik olarak kendisini hazır hissedip hissetmediği

dikkate alınabilir.

Spora dönüş genellikle aşamalı bir süreçtir:

Rehabilitasyona dönüş → kontrollü antrenmana katılım → tam antrenmana dönüş → müsabakaya dönüş → eski performans düzeyine dönüş.

Bu nedenle amaç sporcuyu mümkün olan en kısa sürede değil, mümkün olan en güvenli ve doğru zamanda spora döndürmektir.

Spor Yaralanmaları Önlenebilir mi?

Bütün spor yaralanmalarını önlemek mümkün değildir. Ancak birçok yaralanmanın riski azaltılabilir.

Koruyucu yaklaşımlar arasında;

  • spora uygun fiziksel hazırlık,
  • düzenli kuvvet çalışması,
  • esneklik ve hareket kontrolü,
  • denge ve propriyosepsiyon egzersizleri,
  • nöromüsküler antrenman,
  • doğru sıçrama ve iniş teknikleri,
  • uygun ısınma,
  • antrenman yükünün kademeli artırılması,
  • yeterli dinlenme ve uyku,
  • uygun spor ekipmanı kullanımı,
  • ağrıya rağmen zorlayıcı aktiviteye devam edilmemesi

yer alır.

Özellikle diz ve ayak bileği yaralanmalarının önlenmesinde nöromüsküler eğitim ve doğru hareket tekniğinin öğretilmesi önemli bir rol oynar.

Hangi Durumlarda Acil Değerlendirme Gerekir?

Sportif yaralanma sonrasında;

  • ekstremitede belirgin şekil bozukluğu,
  • üzerine basamama veya kolu kullanamama,
  • hızla artan şişlik,
  • eklemin tamamen kilitlenmesi,
  • belirgin instabilite,
  • uyuşma veya his kaybı,
  • ekstremitede solukluk veya dolaşım bozukluğu,
  • ciddi kafa travması,
  • bilinç kaybı,
  • tekrarlayan kusma,
  • giderek artan baş ağrısı

gibi belirtiler varsa gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Spor Yaralanmalarında Başarılı Tedavinin Anahtarı

Spor yaralanmalarında tedavinin amacı yalnızca hasarlı dokuyu iyileştirmek değildir.

Asıl hedef, sporcunun yaralanma öncesindeki fonksiyonuna mümkün olduğunca yaklaşmasını, yeniden yaralanma riskini azaltmasını ve güvenli bir şekilde spor yaşamına devam etmesini sağlamaktır.

Bu nedenle başarılı bir tedavinin temel unsurları:

doğru tanı, doğru hasta için doğru tedavi, iyi planlanmış rehabilitasyon ve kriterlere dayalı güvenli spora dönüştür!!!

WhatsAppHızlı iletişim
AraRandevu Al